Yazıyoruz, Yaşıyoruz

tengrigul:

Uzat ellerini, küçük sürgünüm
Uzat bana
El eledir çünkü aşkla ölüm

- İlhan Berk

tengrigul:

bende tarçın sende ıhlamur kokusu
yürürüz başkentin sokaklarında
ayrılık lafları etme sevgilim
önümüz temmuz-ağustos nasıl olsa

- Cemal Süreya

Neyin kinidir bu?
Neyin nefreti, neyin doyumsuzluğudur?
Hayalleriyle birlikte gömülen çocuklardan, yüz yıl da yaşasa bir daha güneşin sıcaklığını hissedemeyecek annelerden ziyade…
Nedir bunlardan daha fazla dile dolanan; dilin, dinin, ırkın önemi?
O, bu, şu değil!
Lafı dolandırmanın manası yok
Çok açık ve net
Sayısız insan ölüyor
Ve bu katli yapan başka bir insan oluyor.

Bana bu evrende herhangi bir sebep gösterin ki
Sonrasında çocukların yeni bir sabaha uyanamayacakları,
Bir daha oyun oynayamacak olmaları,
Yaşasalar da ölmek için dua edecek olmaları
Doğru bir sonuç olsun.

Bana bu çirkinliklerle bezeli dünyada herhangi bir sebep gösterin ki
Sonrasında annelerin yaşlı gözleri
Çocuklarının kanına bulanmış elleri
Hayat arkadaşının ancak soğuk bedenini hissebilen teni
Zalimce değil, hak ettiğini bulmuş gibi varsayılabilsin

Bana bu “din, insaf, insanlık, merhamet” kelimelerini sadece iki dudağının arasında bulunduran
Sadece işine geldiği zaman gelişi güzel, göz boyamalık kullanan kişiler
Herhangi bir sebep göstersin ki
Sonrasında bir babanın, çocuğunun cansız bedenini kucaklıyor olması
Eşinin şefkat dolu, sevgi dolu gözlerine feryatlar arasında son kez bakıyor olmasını
Haklı çıkarsın. Olması gereken buymuş gibi gösterebilsin.

Ölen o, öldüren bu değil.
Ateş düştüğü yeri yakarken
Ateşin düştüğü yer sadece bir ev, bir sokak arası değil.
“İnsanlar” ölüyor. “İnsanlık” ölüyor.
Eli bıçaklı, içi kin, nefret dolu birtakım “insanlar” bunu yapıyor.

Ağla.
Şimdi otur ağla.
Küfret bu düzene.
Sadece bir tarafa değil. Hedef tahtasına oturtulmuş bir kesime değil.
Bu kıyımlara, katliamlara sebebiyet veren her kimse, her neyse
Ve belki de en çok gerçekleri bir türlü göremeyen kendine, yüreğine
Ona ağla, ona küfret.

Şimdi vakit öyle bir vakit ki
Yüreğimizin önünde diz çöküp ağlamalıyız.
Görmeliyiz, bilmeliyiz, duymalıyız
Bahanelerin ardına sığınmadan
Sadece gerçekleri konuşmalıyız
Belki bir duyan olur ha gayret.


- Manolya Eker



yıldızlı bir gece, ay da vardı;
sen gülümseyince,
yüreğimde bir balık oynadı. 

- Metin Altıok

tengrigul:

aşkı bir gövdeden doğuran dünya
sen koydun bu kalbi bu güzelliğin önüne
ayrılığa bırakma beni
ölüm bir gün nasılsa sürecek hükmünü

- Şükrü Erbaş

tengrigul:

ne olur sabaha karşı rıhtımda
seslendiğini duysam pia’nın
sırtında yoksul bir yağmurluk
çocuk gözleri büyük büyük
üşümüş ürpermiş soluk
ellerini tutabilsem pia’nın
ölsem eksiksiz ölürdüm

- Attila İlhan

tengrigul:

Her şeye, olmuş, olan ve olacak her şeye rağmen, yeryüzünde senin kadar hiç kimseyi sevmedim ve sevmiyorum ve sevmeme imkan yoktur.

- Nazım Hikmet

tengrigul:

bir kere daha söyleyeyim;
özenle katlanmış bir mendil gibisin,
sil beni ne olur,
kırk yıllık kirim, pasım silinsin


- Cemal Süreya

tengrigul:

Gece sessizce başlıyor ve ırmağın
Öte yakasına geçiyor atlılar
Çalıların hışırtısını dinliyorum
Sana seslenmek için
Yeni şiirler tasarlıyorum

- Ataol Behramoğlu

tengrigul:

Bir kalbim var et, kan, sinir
İki gözüm var seni görür
Ayaklarım sana gelir
Ellerim seni arar
Bir dünya ki kocaman
Bir evren ki sonsuz
Sen olmasan neye yarar?

- Ümit Yaşar Oğuzcan